Küresel gelişmeler · 9 Ekim 2026
Avrupa Güveleri Kırmızı Listesi: Değerlendirilen türlerin yaklaşık yüzde 11’i tehdit altında
İlk seçilmiş Avrupa güve değerlendirmesi, yok olma riskiyle birlikte önemli veri açıklarını ortaya koyuyor. Rapor, habitatların korunması ve izleme çalışmalarının güçlendirilmesini öncelikler arasında gösteriyor.

Avrupa Komisyonunun 21 Eylül 2026 tarihli duyurusuna göre, yeni Avrupa Güveleri Kırmızı Listesi kapsamında değerlendirilen türlerin Avrupa’da yaklaşık yüzde 11’i, AB’nin 27 ülkesinde ise yaklaşık yüzde 12’si yok olma tehdidi altında. Çalışma, önemli ancak sıklıkla gözden kaçan bu tozlaştırıcı grubunun durumunu ve koruma çalışmalarındaki bilgi eksiklerini ortaya koyuyor.
Değerlendirmenin kapsamı ve yöntemi
Rapor, Avrupa düzeyinde 704’ü endemik olmak üzere 3.082 güve türünü kapsıyor. AB27 kapsamındaki değerlendirmede ise 488’i endemik toplam 2.828 tür bulunuyor. Ağırlıklı olarak 23 familyadaki büyük güvelere odaklanan çalışma, türlerin koruma durumunu belirlemek için IUCN Kırmızı Liste Kategorileri ve Kriterlerini kullanıyor. Bu nedenle sonuçlar, Avrupa’daki bütün güve türlerinin eksiksiz bir envanteri olarak değil, seçilmiş türlere ilişkin bir değerlendirme olarak okunmalı.
Resmî kaynak: European Commission — Environment ↗Veri eksikleri risk tablosunu sınırlıyor
Değerlendirilen türlerin çoğu şu anda “Düşük Riskli” kategorisinde olsa da rapor genel görünümü kaygı verici buluyor. Ayrıca her dört türden biri için veri eksikliği bulunuyor; bu açıklar türlerin dağılımı, ekolojisi ve popülasyon eğilimlerini kapsıyor. Avrupa düzeyinde değerlendirilen endemik türlerin yaklaşık yüzde 35’i “Yetersiz Verili” kategorisinde. Bu türlerin gerçek yok olma riski, mevcut bilgilerle ortaya konulandan daha yüksek olabilir. Azorlar’dan Eupithecia ogilviata “Tükenmiş” olarak değerlendirilirken, başka bazı türler “Kritik Tehlikede” ve “Muhtemelen Tükenmiş” olarak belirtiliyor.
Resmî kaynak: European Commission — Environment ↗Habitat değişimi başlıca baskı
Raporda belirlenen başlıca baskılar habitat değişimi ve bozulması; bunları iklim değişikliği ile yoğun tarıma bağlı baskılar izliyor. Kentsel gelişme, kirlilik, habitat parçalanması, pestisit kullanımı, peyzajın sadeleşmesi ve gece yapay aydınlatması da birçok türü etkiliyor. Bulgular, habitatların korunması, onarılması ve yeniden birbirine bağlanmasını önceliklendiriyor. Sürdürülebilir arazi kullanımının desteklenmesi, kirlilik ve gece aydınlatması gibi baskıların azaltılması da önerilen eylemler arasında. Özellikle yeterince kayıt tutulmayan bölgelerde izleme ve veri toplamanın güçlendirilmesi isteniyor.
Resmî kaynak: European Commission — Environment ↗Koruma planlamasına bilimsel dayanak
Bu yayınla birlikte AB Tozlaştırıcılar Girişimi kapsamındaki dört grubun — arılar, kelebekler, çiçek sinekleri ve güveler — tamamı yok olma riski açısından değerlendirilmiş oldu. Çalışmaya eşlik eden “European moths: Moving from assessment to conservation planning” yayını, bulguları uygulanabilir koruma önceliklerine dönüştürmeye yardımcı oluyor. İki yayın, AB’nin 2030 Biyoçeşitlilik Stratejisi, Tozlaştırıcılar Girişimi ve Doğa Restorasyonu Tüzüğü’nün uygulanmasına bilimsel dayanak sunuyor. Duyuru yeni bir yasal yükümlülük getirmiyor; mevcut politikaları destekleyen araştırma sonuçlarını ve koruma önceliklerini aktarıyor.
Resmî kaynak: European Commission — Environment ↗İlgili haberler
AB su raporları genişletildi: Kirlilik ve nehir akışındaki bozulmalar sürüyor ↗
Komisyon: AB’nin atık pil geri dönüşüm hedefleri uygunluğunu koruyor ↗
AB’de taslak ulusal doğa restorasyon planları değerlendirme aşamasına geçiyor ↗
